Cuma, Aralık 30

We were born to die.






Feet don't fail me now
Take me to the finish line

All my heart, it breaks every step that I take
But I'm hoping that the gates,
They'll tell me that you're mine
Walking through the city streets
Is it by mistake or design?
I feel so alone on a Friday night
Can you make it feel like home, if I tell you you're mine
It's like I told you honey



Don't make me sad, don't make me cry
Sometimes love is not enough and the road gets tough
I don't know why
Keep making me laugh,
Let's go get high
The road is long, we carry on
Try to have fun in the meantime



Come and take a walk on the wild side
Let me kiss you hard in the pouring rain
You like your girls insane
Choose your last words
This is the last time
Cause you and I, we were born to die



Lost but now I am found
I can see but once I was blind
I was so confused as a little child
Tried to take what I could get
Scared that I couldn't find
All the answers, honey



Don't make me sad, don't make me cry
Sometimes love is not enough and the road gets tough
I don't know why
Keep making me laugh,
Let's go get high



The road is long, we carry on

Try to have fun in the meantime

Come and take a walk on the wild side
Let me kiss you hard in the pouring rain
You like your girls insane
Choose your last words,
This is the last time
Cause you and I
We were born to die

Pazar, Aralık 25

Çarşamba, Aralık 14

Cuma, Kasım 11

Pazar günü, gel.

Elinden, gözünden ayrı düştüm bu gece.Sımsıcak olsam da üşümek geliyor içimden
Kavuşmak istiyorum sana bir an önce
zaman geçmiyor.
Ey, 
gönlünü, gözünü, sözünü, canını sevdiğim.

Cuma, Kasım 4

Bu kış burnum ve ellerim sana emanet ey sevgili.
Onları sakın bırakma, öncekinden de çok üşürler yoksa.

Yatmadan önce son bi'şey.

Bu günler hafızamdan tamamen silinmiş veya onları hiç yaşamamışım gibi..Bu heyecanı bir yerden tanıyor gibiyim.Herşey aşina, ama öncekilere göre daha gerçek sanki.Sormadan edemiyorum: 
Bunca zamandır neredeydin be adam? 

Pazar, Ekim 30

Blame it on the mocha.

Bazı günler hiç bitmesin istesiniz ya,
ben mesela bugün hiç bitmesin istedim.
Mocha olsun frappe olsun; muhabbetle yarışamadı bile.
Benimse özlediğim o his içimde.
Etkisi uzun sürecek gibi, 
sürsün de.

Pazartesi, Ekim 24

Bugün..

..gördüğüm insanların hepsi gülümsüyordu.
Dalgalar rüzgarla dansediyordu.
Kitabımın sayfalarında adın geçiyordu,
'O' diyordu kelimeler, O.
Bugün,
renkler daha bi canlıydı.

Cumartesi, Ekim 22

Milyonda bir.

        Düşük olasılıkları daha çok sevdim, çünkü her seferinde hayata geçip mutlu ettiler beni.

Cuma, Ekim 14

Çember, Daire ve Nokta.

Anı dediklerinizin nefrete dönüşmesi bir anlık 
aşk dediğinizin "sevmek" olması uzun zaman alır,yıkması bir anlık
ve bazen şaşırırsınız ama unutmak bir anlıktır şanslı gününüzdeyseniz.
Ben o güne rastgelenlerdenim.
Canınızı yakan şarkıyı ve ismi işitmediyseniz henüz her şey yolundadır.Hiçbir şeyin sonu, harcanan seneler ya da sarfedilen emek kadar uzun sürmüyor, korkmayın.Yaşandıkça eskiyormuş zaten ister istemez, yeni anladım.Bir çeşit devirdaim, kendi içinde kendini eskiten.Devamlı döndüğünüz çemberden kopup onu önce devasa bir daire sanma ,sonrasında da aslında onun önemsiz bir nokta olduğunu anlama evresidir ;aşk. 
Söyleyene değil söyletene bakın derler hani her yazarı yazar yapan her düşünürü düşünür yapan biri vardır ya, ben de onu bulmuştum.Onu bulalı epey oluyor.Sevmeme, sevilmeme, tecrübe kazanmama, mutlu olmama, üzülmeme, olgunlaşmama, en önemlisi yazmama sebep oldu,
bir işe yaradı ne mutlu ki.
Ve artık herşey hür.
Ediyle büdü oluşumu onsuz olamam ,yaşayamam saçmalığını sarfettiğimin beş on katı daha mutlu yaşayabiliyorum.Bağımlılık,alışkanlık bilmem ne odur budur diyerek içinizde büyüttüğünüz her ne varsa atın hepsini okyanustan.Kaybetmek ilk defa bu derece iyi geldi derken kazananın ben olduğumu bilmek gülümsetti.Ne aşk diye birşey var ne de öyle çok büyük dertler var.Bir gün gelir, bir gün geçer; biri biter ve biri anında başlar taze heveslerle.
Katkısı olan herkese minnettarım.Şarkılar, cips, çikolata, alkollü alkolsüz içecekler, eşdost, aile, üniversite, arkadaşlar, kitaplar, konserler, sinema, maç, kebapçılar, balıkçılar, çikolata soslu vanilyalı frappucino, yeni olan diğer şey(!)ler ve tabi ki yağmur.yine yağdı, sildi süpürdü aldı götürdü benden herşeyi fırtınasız seliyle.Geriye benim sevimsiz kahkaham ve bu güzel, yıldızsız ekim gecesi kaldı avuçlarda.

Salı, Ağustos 9

Hangisi hangisini öğretir? Zaman-Hayat.

Mutluyum bu ara, ama o burukluk hep içimde.
Bugün olup yarın olmayacağın korkusu: Tenimin her santiminde taşıyorum bunu.
Umudumu tüketmemeye çalışıyorum.Şüpheyi zihnimden uzak tutmaya da tabii.
Ama çok zor.
Bir gün elimi sımsıkı tutmuşken ertesi gün benimle konuşmama ihtimalin olduğunu bilmek.
Dayanması güç.
Beklemişken buraya kadar, hala çabalarken..
İnancımı kaybetmemeliyim.
Tecrübeler zamanı işaret ediyor, zamansa hayatı öğretecek ve seni getirecekse,
Olgunluk denizinde senle boğulmak varken sonunda,
Bu döngüde bir kez daha başlangıç noktasına varmayı bekleyebilirim sanırım.

Cumartesi, Haziran 18

Imogen Heap demiş ki..

Things are not always, things are not always how they seem
They don't turn out always, don't quite turn out always how we think
Will we be ready (will we be ready?)

I'm dying to know what's in your head
I'm dying to know how it all got in there
I'm dying to know, to help make some sense of it all
I'm dying to know, tell me is it my fault?

And I care about you darling

And I care about you
Course I care about you
More than anyone else.

Cumartesi, Mayıs 28

Sarıldım kendime.

Dursaydı kumlar bu gece, yaşasaydım seni doyasıya.Ellerini bıraksaydın bana ya da.Benimkileri ısıtmazlardı yalnızca, öperdim onları ben çok öperdim.Ben de sana kokumu verirdim.Böylece kendini hep yanımda hissederdin.Olmadı ama.Olmadı.
'Senle de olmuyor sensizken de.' dedin.Biz birbirimizi seviyoruz ama yetmez mi?Yetmiyor sana göre.Yetiyor fazlasıyla ya.Biz birbirimizi seviyoruz.Dayanağımız bu işte, aşkımız.
Ama yapacak birşey yok.Ben aşkımı verebilirim yalnızca sana.
Sabah gözünü açtığında ben olayım isterim yatağında.Yemek yerken saçma sapan fotoğraflarımı sen çek isterim.Konserlerde belimi saran sen ol isterim.Yine benimle ol isterim.
Ellerini uzatsan bana nasıl koşarım haberin yok.Eskisinden de sıkı tutarım onları.
Ben aslında hiç bırakmak istemedim ki ellerini.Oldu ama bi'kere.
Bu gece, yıldönümüzün 1 hafta sonrası, benimdin bir süreliğine.Yüreğin benimleydi.Yine hissettim varlığını bütün kalbimle.
Sen iyisi mi bundan sonra,
şarkılarını içinden geldiğince söyle, karşında ben varmışcasına, aşkla söyle.Ben sesini burdan duyar mutlu olurum.Ne de olsa anılara zincirlendim ben, sensizken, sarıldım kendime.

Çarşamba, Mayıs 11

İsteme-me-k.

Bilmedigim tenlerde aramak istemiyorum mutlulugu, tanımadığım yüzlere emanet etmek istemiyorum kalbimi.bana bakarken içimi görmeyen birinin yanında uyumak istemiyorum, beni her halimle sevmeyen birinin yanında uyanmak istemiyorum.konserlere, sinemaya, sergilere başkasıyla gitmek istemiyorum.sevmediğim bi erkeğin elini tutmaktan çok korkuyorum.yeniden seni seviyorum diyebilmekten korkuyorum.başka birine söylemekten korkuyorum.hiç kimseyi istemiyorum.kimseyi.hiç kimseyi.

Pazartesi, Mayıs 2

Saat gece üç olmuş..

Seninle beraber büyüdük biz.Her aldığım nefeste adın vardı.Yaptığım hatalarda, sevindiğim zamanlarda sen vardın yanımda.Kollarında büyüdüm.Gün be gün güzelleştirdin beni sevginle.Sevgin büyüdükçe ben büyüdüm, sana olan aşkım büyüdü.
Ben aslında suçlamak istemedim hiç seni.Hatalarımızda boğulduk yalnızca.Birbirimizi kurtarmaya çalışırken daha çok battık derinlere.Olmadı, yapamadık.
Biraz daha çabalasak olur belki, ne dersin? Ama bıraktık çoktan ellerimizi.Benim ellerim yine soğuk, sanki yaz hiç gelmezmiş gibi.Yine içimde bir acı, hiç bitmeyecekmiş gibi.
Ama hep diyorum geçer elbet.
Vakit alacak biliyorum ama, elbet geçecek.
Ayrıca yanlış düşündüğünü de belirtmek isterim, son sözümde olduğu gibi, Ben seni çok sevdim.

Cumartesi, Nisan 30

hasar kontrol.

duygularımı yazıya geçirmeye üşendiğimi farkettim.yazmakla vakit kaybetmeyi dahi göze alamıyorum artık-sanki yapacak çok önemli işlerim varmış gibi.parmaklarım kalem tutmuyor nerdeyse.herşeye üşenir oldum, herşeye.
1,5 ay oldu.iyi misin diye sorarsan iyiyim.arada bi özlüyorum tabi seni ama arada.böyle manidar şarkılarda, filmlerde, kitap aralarında, tramvay duraklarında, pandayla ilgili şeylerde falan filan.ama canımın acısı çok hafif, sanırım artık gerçekten bitmesi gerektiğini bildiğimden..iyi oldu aslında, değerlerimizi daha da kaybetmeden bitmiş oldu.
ben konuşmadığım herkesle rahatça konuşur oldum sensiz, sen de aynı şekilde.sensiz çoğu şeyin tadı çıkmıyor ama zamanla o da geçecek biliyorum.ilkbahardayız, ikimizi de yeni başlangıçlar bekliyor.umut doluyuz ikimiz de, bir şeylerin iyi gideceğine inancımız tam.umarım ikimizi de güzel şeyler bekliyordur.
içerde biyerde sana kızgın olsam da iyi dileklerim seninle.
mutlu olalım isterim.
ayrıyken de.
:)