Anı dediklerinizin nefrete dönüşmesi bir anlık
aşk dediğinizin "sevmek" olması uzun zaman alır,yıkması bir anlık
ve bazen şaşırırsınız ama unutmak bir anlıktır şanslı gününüzdeyseniz.
Ben o güne rastgelenlerdenim.
Canınızı yakan şarkıyı ve ismi işitmediyseniz henüz her şey yolundadır.Hiçbir şeyin sonu, harcanan seneler ya da sarfedilen emek kadar uzun sürmüyor, korkmayın.Yaşandıkça eskiyormuş zaten ister istemez, yeni anladım.Bir çeşit devirdaim, kendi içinde kendini eskiten.Devamlı döndüğünüz çemberden kopup onu önce devasa bir daire sanma ,sonrasında da aslında onun önemsiz bir nokta olduğunu anlama evresidir ;aşk.
Söyleyene değil söyletene bakın derler hani her yazarı yazar yapan her düşünürü düşünür yapan biri vardır ya, ben de onu bulmuştum.Onu bulalı epey oluyor.Sevmeme, sevilmeme, tecrübe kazanmama, mutlu olmama, üzülmeme, olgunlaşmama, en önemlisi yazmama sebep oldu,
bir işe yaradı ne mutlu ki.
Ve artık herşey hür.
Ediyle büdü oluşumu onsuz olamam ,yaşayamam saçmalığını sarfettiğimin beş on katı daha mutlu yaşayabiliyorum.Bağımlılık,alışkanlık bilmem ne odur budur diyerek içinizde büyüttüğünüz her ne varsa atın hepsini okyanustan.Kaybetmek ilk defa bu derece iyi geldi derken kazananın ben olduğumu bilmek gülümsetti.Ne aşk diye birşey var ne de öyle çok büyük dertler var.Bir gün gelir, bir gün geçer; biri biter ve biri anında başlar taze heveslerle.
Katkısı olan herkese minnettarım.Şarkılar, cips, çikolata, alkollü alkolsüz içecekler, eşdost, aile, üniversite, arkadaşlar, kitaplar, konserler, sinema, maç, kebapçılar, balıkçılar, çikolata soslu vanilyalı frappucino, yeni olan diğer şey(!)ler ve tabi ki yağmur.yine yağdı, sildi süpürdü aldı götürdü benden herşeyi fırtınasız seliyle.Geriye benim sevimsiz kahkaham ve bu güzel, yıldızsız ekim gecesi kaldı avuçlarda.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder